Gizem ABATAY
AYRIŞTIRMA!
11.10.2018

Toplum olarak birçoğumuz ne yazık ki şekillere önem veriyoruz!

Birçok zaman kişilerin yaşamı, şartları ne yazık ki umurumuzda bile olmuyor. Dış görünüşün daha farklı bir önem arz ettiğini düşünüyoruz değil mi?

Toplum içinde kişileri buna göre sınıflandırmak ne kadar doğru sizce?

Bunu okuduğum bir yazıdan sonra daha da çok fark eder hale geldim. Eğer insanların dış görünüşü iyiyse o insan iyi, kültürlü, saygın mı oluyor ? diye sordum kendime.

Ya sizler içinde böyle mi?

Her gün sokakta gördüğünüz tabir-i caizse pırıl pırıl kıyafetli insanlar ve sokakta çeşitli işler yaparak geçimini sağlayan insanlara bakışınız aynı mı?

Bunun aynı olmadığını okuduğum yazıdan sonra anladım. Örneğin kağıt toplayan insanları ne kadar önemsiyoruz?

Okuduğum yazının bir kısmını siz değerli okurlarla paylaşmak istiyorum. Biliyorum ki tasvir etmek ve gerçeği bilmek birbirinden ayrıdır. İşte o yazının sadece bir kısmı;

On üç yaşından beri kağıt topluyorum Ankara`da. Niğdeliyim. İlkokula başladığım yıl geldik Ankara`ya. Ortaokulu bitirebildim yalnızca; hep takdir alarak geçtim sınıfları. Liseye yazdırmadı babam; sokağa saldı beni çalışıp da işe yaramam için. O gün bugündür sokaklardayım; çizgili, çizgisiz, kareli, beyaz ve rengarenk kağıtlar, kartonlar topluyorum. Yürürken, kağıt toplarken, sabahtan akşama bitap düşene kadar çalışırken hep yüzlerini seyrediyorum insanların. Mesela, sevgililer geçiyor yanımdan ve erkekler beni görünce daha bir ötemden geçirtiyorlar kadınları. Erkekler, kadınlar, muhafazakarlar, devrimciler, hippiler, İbo dinleyenler, Metallica dinleyenler, Kafka okuyanlar, dua kitapları okuyanlar, türbanlılar, mini etekliler, herkes öyle sevgisiz bakıyor ki bana; öyle incitici, öyle hoyrat olabiliyor ki herkes…

İbo`yu bilmeme şaşırmadınız, ama Metallica`yı ve Kafka`yı biliyor olmam ilginç gelmiştir size belki. Olgunlar Sokak`taki seyyar kitapçılardan kitaplar alıyorum. Milena`ya Mektuplar`ı okudum Kafka`dan, diğerlerini de okuyacağım. Birçok kitap okuyacağım ben; Nietzsche`nin “Böyle Buyurdu Zerdüşt” kitabını çok merak ediyorum mesela, bir de Oruç Aruoba`nın şiirlerini. Keşfetmem, okumam, sorgulamam gereken öyle çok yazar, hikaye, roman ve şiir var ki…

Kitapçılar bile önyargılı bana; emeği, vicdanı, barışı savunanlar bile beni gördüklerinde kıyıcı sözler söyleyebiliyorlar ve eminim onlara ürkütücü geldiğimden. Adım Muhammet. On dokuz yaşındayım. Beni nefretle bakarken göremezsiniz; kabalaştığıma, etiketler koyduğuma, yaftaladığıma şahit olamazsınız. Bir anlama çabam var; kendimi, annemi ve sizi. Bir öğrenme çabam var; yeryüzünü, doğayı ve evreni. Yazmaya da başlayacağım; sevgisizliği yazacağım önce çöp kutularından topladığım kağıtlara ve sevgisizliği yazdığım kağıtlar geri dönüşüme gidip sevgi olarak dönecek aramıza. Sevgi`li insan dostlarım olacak kağıtlarda diriliveren; sevgiyle var olan canlar, kardeşler, halklar.

Binlerce kişinin yaşadığı bu durum ne güzel de özetlenmiş bu yazıda değil mi?

Okuduktan sonra yeniden geçmişi gözden geçireceğinizi düşünüyorum.    

 


Bu yazı 161 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM