Gizem ABATAY
SEVEBİLİYOR MUSUNUZ GERÇEKTEN?
15.02.2017

Sosyal medyanın hayatımızın üzerindeki etkilerini fark ediyorsunuz değil mi?

Neden mi? Çünkü sosyal medyayla birlikte hayatı yaşama tarzlarımız bile birbirinden farklı haller aldı. Biliyorsunuz Salı günü 14 Şubat Sevgililer Günü’nü geride bıraktık!

Şimdi o güne geri dönüp bakmanızı isteyeceğim. Çünkü o güne dair birkaç şeyi söyleme gereği duyuyorum. Sevgi nefes almak kadar insanlar açısından gerekli diye düşünüyorum. Yalnız bu sevgi öylesine olmamalı ya da maddi değeri olan şeylerle ölçülmemeli bence. Sevginin günü, saati, mevsimi ya da değeri mümkün müdür?

Bence değildir, olmamalı da. 14 Şubat günü illa ki özeldir ama hadi bir de diğer açıdan bakın. Şöyle ki o gün herkes birbirine hediye alıyor, yemeğe gidiyor yahut çeşitli sürprizler yapıyor. Nerede bunun özelliği?

Şahsım adına ben bakınca o güne dair özellik göremiyorum. Milyonlarca insanla farklı şehirlerde de olsa, olduğunuz şehirde de olsa birçok insanla aynı mekanda yemek yemek ne kadar özel olur ki?

Başka bir zaman diliminde sadece sizlere ait olan bir tarihte ya da sıradan bir günde yenilecek bir yemeğin daha özel olacağını düşünüyorum! Oldum olası milyonlarca insanın aynı günde kutladığı günlerden hoşlanmadım. Nedeni de zaten herkesin aynı anda aynı şeyleri yapmasıdır.

Sevgi demişken illa sevgili midir bu kişi? Sevmek, insanları, hayvanları, doğaya ya da gökyüzünü sevince başlar bence. Önemli olan sevebilmektir bence. Kişilerin sevebilmesi önemlidir burada ve gerisi vesaire dedikleri durum tam olarak budur bana göre.

Günümüzde ise sosyal medya furyasının içinde bulunan milyonlarca kişi sayesinde özel günlerde farklı bir formata gidiyor. Belki de başlayan akım bencilliği getiriyordur kim bilir?

Sevgililer Günü yaklaşırken aklınıza hep sevgiliniz, eşiniz geldi değil mi? Evet, bu normal olan ama sevgi kelimesini yaşamaya ya da hissetmeye başka insanların da ihtiyacı olduğunu düşündünüz mü?

Bunlar da kim diyeceksiniz değil mi? En basiti çocuk esirgeme kurumlarındaki minicik bendeli ama kocaman yürekli çocuklar!

Hiç aklınıza geldi mi? Yaşadığınız hayat içerisinde onlarında sevgiye, şefkate ihtiyacı olduğunu, onların da gözlerinin kapılarda kaldığını hiç düşündünüz mü?

Bir diğer örnek ise huzurevleri! Oradaki büyüklerimizin yol gözlediğini, gözlerinin pencere kenarlarında yollara daldığını düşündünüz mü?

İşte söylediğim sevebilmek buydu! Sadece etrafınızdaki insanları değil, size ihtiyacı olduğunu bildiğiniz hiç tanımadığınız insanları da sevebilmekle başlar hayat!

Şimdi siz hayatı yaşadığınızı mı sanıyorsunuz. Evet, yaşıyorsunuz ama sadece kendi çemberiniz etrafında yaşıyorsunuz. O çemberi kırıp, aşabilmeniz umuduyla!

  

 

 

 

 


Bu yazı 1904 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM