Koray ÜLGER
Nasıl özledim Bilmezsin…
13.07.2017

Şimdi TRT başta olmak üzere belgesel kanallarının hemen hemen hepsinde doğaya dönüş, doğada yaşayış, ve köy hayatına özendiren programlar var, bunlarında ötesinde son yıllarda çok ama çok önemli bir olgu çıkıyor karşımıza, ORGANİK TARIM…

Bu organik tarım hani Sanayi reformu diye zamanında yutturularak köylerin boşaltılması ile şehirlere akın eden masum köylünün o zamanlarda yetiştirip yetiştirip de elinde kalan para etmeyen ve kıtkanaat geçinmek zorunda bırakıldığı ürünler demek…

Şimdi bu tarifle kesin hatırlarsınız…

Zamanında çocukken biz bu kuşağa yetiştik arkadaşlar…

Yani şöyle anlatayım 1970 ile 1990’lı yıllar arasında geçen 20 yıl ile 1990’dan 2010 arasında geçen 20 yıl aynı gelişim bandında yargılanamaz. Son 20-25 yılda dünyanın kaydettiği tekonolijik büyüme hızı inanılmaz.

Çok değil bizim yaşlarımızda ki insanlara bile bundan 20 yıl önce görüntülü konuşacak teknolojiyi bile anlatmakta güçlük çekersiniz.

Hele ki 50 yaş üzerine mümkün değildi.

Sonuç?

Ya şimdi sonuç, bambaşka…

İşte bizim o çocukluğumuzda yaşadıklarımızı, hayati yaşam tarzı olarak dikta ediyorlar. Ha müthiş de güzel arkadaş…

Hayati yaşam tarzı mı evet, tarzı

Çünkü yediklerimiz bildiklerimiz olduğunu düşünmüyorum.

Zira Marshall yardımlarının gerizekalılığa yol açtığı da bilimsel olarak kanıtlandı biliyorsunuz. 

Rahmet dedemle bir anımı anlatayım sizlere, 1960’lı yıllar babamlar, amcamlar zannediyorum ilkokulda,

Onlara süt tozu verilirmiş okulda içmeleri adına,

İşte köy yer süt bol olduğu için kimse süt tozunu kaynar suyla yapıp içmedikleri için toplu olarak evlere getirirmişler, süt tozlarını

Dedem anlatırdı ki;

-       Oğlum bu süt tozları Marshall yardımı olarak gelmiş ülkeye

-       Onuda bilmem ya kutuların üzerinde tokalaşan adam resimleri vardı.

-       Buna sütle aynı derlerdi, öğretmenler, sıcak suyla karıştırın çocuklarınıza için derlerdi.

-       Çocuklarda kokuyo diye içmezdi,

-       ee süt de bol…

-       Süte benzeri içireceğimizde süt içirirdik.

-       Bu kutulardaki süt tozları da arıya gitmesin diye itlerin yalına karardım…

-       Vallahi itler yemezdi…

-       Ne zaman ki o süt tozunu koyardım yalın için itler yal yemezdi.

-       Bir gün dedim ki öğretmene yav bu tozları itler bile yemiyor siz niye çocuklara yedirmeye çalışıyorsunuz…

İşte bunları duyarak büyüdüm belki, İşte hasbel kader biraz mürekkep yalamaya başlayınca yahu bu nedir diye bir araştırayım dedi…

O yıllarda kanser bilinmese de ülke e ki kanser benzeri ölümlerin oranı yüzde 2’lerde, kısırlık ise yüzde 2,5

Marshall yardımlarından sonra mı yüzde 25’lere yükseliyor birden bire…

Acaba neden?

Yav itlerin bile yemediğini yedirdikte onlara ondan işte arkadaş…

Asker cigarası diye bir mefhum vardı…

Filitreli cigara çok lüküs…

Yahu dedenin sardığı tütün ondan daha zararsız dı inan…

Neidüğü belirsiz ne kadar kimyasal varsa…

Sigara bağımlılığı ile çaktılar bizlere…

Şimdi, şimdi de onların kültürüne şehirden kaçmak, bağımsız yaşamak gibi düşünceler entegre etmeye başladılar…

Yahu bizler yıllar önce böyleydik neden bizi vaz geçirdiniz ki…

Ya şimdi gençler soba yakmayı bilmiyor arkadaşlar soba…

Siz sıkıntıyı varın hesab edin…


Bu yazı 1582 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM