Mesut KOÇ
“GURBETÇİ OLMAK ZOR İŞ”
08.08.2017

İçinde bulunduğumuz sezon “Gurbetçi Sezonu” diye nitelendirilir. Özel bir durum olmaması durumunda Haziran ayı ortalarında başlayıp, Eylül ayı başına kadar dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan hemşehrilerimiz memleketleri Kayseri’ye ve yurdun diğer illerine tatil amacıyla geliyor. Yılda sadece en fazla 4 haftalığına memleketlerine gelen gurbetçilerimiz, maalesef manevi zorluklar yaşıyor.

Aslına bakarsanız sadece Almanya değil, dünyanın birçok ülkesinde yaşayan Türk kökenli vatandaşlar memleket hasreti ile yanıp tutuşuyor…

Kimisi anne babasını, kimisi kardeşini, kimisi ise eşini bırakıp çalışmak için gurbetin yolunu tutmuş.

Büyük hayallerle başlamıştı gurbet yolculukları ancak günler aylar hatta yıllar geçtikçe, memleketinin kıymetini daha iyi anlar olmuş vatandaşlarımız.

“Evet” diyerek başlıyor cümleler ve “Nerede O Eski Almanya” diye bitiyor.

Tabi bu iki kavram çok önemli.

Belki birçok kişi ki özellikle genç nüfus, Avrupa hayali kurar ve Avrupa’ya gidebilmek için farklı yollar arar. Kimisi en yaygın yöntem olan evlenip gitmek ki bu en yaygın olan yöntem, kimisi eğitim ve kimisi ise çalışma vizesi ile gidiyor veya gitmeyi arzuluyor.

İnanın ülkemiz cennet…

Olaya bir de şu pencereden bakmak lazım, bakın yılın belli bir dönemi özellikle yaz ayında Türkiye’ye ciddi bir gurbetçi akını yaşanıyor. Memleket ziyareti için çıkılan yolculuklar büyük bir heyecanla başlıyor. Dönüşler ise her zaman buruk. Çünkü geride sevdiklerinizi bırakıyor ve aslında ait olmadığınız o topraklara dönüyorsunuz…

Birçoğunuz bu durumu kısmet olarak nitelendirecektir belki ama Avrupa özellikle türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı Almanya’da artık insanlar, çokta mutlu değil…

Düşünsenize rutine binmiş bir hayat, sabahın ilk ışıkları ile birlikte başlayan çalışma ortamı akşamın geç saatlerine kadar devam ediyor. Belki emeğinin karşılığını alıyor gibi gözükseniz de, özellikle EURO’ya geçişle birlikte Avrupalı Türkler’de ekonomik anlamda sıkıntılı günler yaşamaya başladı. Bu hayat pahalılığında insanların aile ve akrabalık ilişkileri de derin yaralar alıyor…

Özetleyecek olursak, 1950-1960’lı yıllarda Almanya’ya başlayan ilk göçlerle birlikte o dönemki kazançlar, artık mumla aranıyor. Çok ciddi oranda vatan topraklarına dönmek isteyen gurbetçi ailelerimizi görüyoruz ancak çocuklarının eğitim ve iş durumu dolayısıyla bu düşüncelerini ertelemek zorunda kalıyorlar…

“Türkiye’de Almancı, Almanya’da İse Yabancı” Doğup büyüdüğünüz topraklarda klasik tabirle “Almancı” kimliği ile anılmak aslında çok kolay bir durum değil…

Özellikle 40-50 yaş üstü insanlar fırsat kolluyor. Memleket havası almak için yılın sadece 1 ayını beklemek zorunda kalıyor. Sözlerimin arasında da belirttim “Artık Yeter” diyen çok gurbetçimiz memleket yolu gözlüyor…

Umarım memleket sevdalısı bu gurbetçilerimiz hayallerini daha fazla ertelemek zorunda kalmaz ve ait oldukları o topraklara yeniden dönerler…

 

Esen kalın… 


Bu yazı 1281 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM