Gizem ABATAY
BİR MOLA!
11.08.2017

Çocukluğumun en güzel seneleri ve eğitim hayatımın ilk 12 senesi İzmir’de geçti. Böyle olunca da haliyle orada erkek kardeşimin yanı sıra kan bağım olmasa da kardeşlik, arkadaşlık, aile bağlarımın olduğu birçok insan var.

Bilirsiniz ki uzun yıllar zaman geçirdiğiniz kişiler, aileler ve komşular ailenizden birisi olur aslında! Bu da olması gerekendir bana göre.

Çocukluğunuzun en güzel çağlarında beraber büyüdüğünüz, okula gidip geldiğiniz ve oyunlar oynadığınız insanların yeri her zaman farklı oluyor. Sadece o kişiler değil, ailelerinin yeri de başka.

Bir gün onlarda bir gün sizin evinizde ders yaparken yemek yediniz, zor zamanlarda anneleriniz bir yere gidecekken diğerinin annesi annelik yaptı, kendi çocuklarından ayırmadı size de baktı.

En mutlu anlarınızda, en kötü günlerinizde koşup geldiler, sizde aynı şekilde gittiniz. Öyle ki araya kilometreler girdiğinde bile özel günlerde, hastalıkta, sağlıkta hep birbirinizle görüştünüz. Sadece arkadaş olarak değil, aileleriyle bile ayrı ayrı görüştüğünüzü düşünün. Siz olsanız unutabilir miydiniz?

Siz olsanız izin dönemlerinde gittiğiniz zaman kısa kısa olsa da hepsini görüp, konuşup hasret gidermek istemez miydiniz?

Onlarında zamanla ailenizde çok farkı olmuyor ki. En azından bu benim hayatımda böyle. İzmir’e gidince arkadaşlarımın yanı sıra ailelerini ziyaret etmek, arkadaşların düğünlerine ya da bebeklerini görmeye gitmekle zamanımı geçireceğim. İnsanın sevdikleriyle birlikte geçirdiği zamanların ne denli iyi olduğunu bilirsiniz.

İzmir’de dairelerin aksine müstakil evlerin ya da 3-5 katlı binaların olduğu birçok semt vardır ve bizde öyle bir semtte oturduğumuz için sokağa girdiğiniz zaman balkondan, çatıdan ya da kapının önünden size hoş geldin diyenler, konuşanlar, sarılanlar hiç bitmez. Her çıkışınızda sokağa mutlaka bir yarım saate yakın zamanınız insanlarla hoş sohbetle geçer, gider. Öyle kıymetlidir ki o anlar benim için.

Eve bir usta geleceği zaman ya da fatura için gelecek birisi olduğunda işim olsa bile anahtarı rastgele bir komşuya bırakıp, gönül rahatlığıyla diğer işlerimi halletmeye gidebiliyorum. Artık binalaşmaya bağlı olarak dairelerde çoğu zaman insanlar birbirine selam vermese bile hala komşuluğun yaşadığı yerler var.   

İzne gitmeye iki hafta kala arkadaşlarım, aileleri ve tanıdıklarımız durmadan arıyor, yazıyor ve gitmemi dört gözle bekliyorsa tabii ki bana düşen de onlarla zaman geçirmektir. Öyle ki İzmir’e varır varmaz çocukluk ve okul arkadaşımın ki dile kolay 20 yıllık dostumun düğününe gideceğim.

İznim bitip İzmir’den dönünce yine kalemimden düşenleri sizlerle paylaşmaya devam edebilme umuduyla.. 


Bu yazı 301 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2016 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM