Koray ÜLGER
FETİH VAKTİDİR-2
22.01.2018

Pâdişâh Üçüncü MehmedHan, yerinden hareket etmeyip; "Ey Rabbimiz! Üzerimize bol bol sabır dök. Ayaklarımıza kuvvet ve sebât ver, bizi kâfirler kavmi üzerine muzaffer kıl." meâlindekiBekarasûresi iki yüz ellinci âyet-i kerîmesini okudu. Pâdişâhın yanında şeyhülislâm, kazasker ler, şeyhler ve bâzı vazifeliler hâricinde kimse kalmadı. Hazîne ve cephânelik düşman tarafın dan zabtedildi. Bu firâr ve bozgun üzerine her şeyin bittiğini zanneden pâdişâh, ŞemseddînSivâsî hazretlerini çağırıp; "Söylediklerinizin tersi vâki oldu." deyince, ŞemseddînSivâsî; "Pâdişâhım söylediklerimiz doğrudur. Kafirinhezîmete uğramasına yarım saat kalmıştır. Şu anda bir kuvvet sâhibi tasarruf için ortaya çıkmak üzeredir. Bu an fethin başlangıç ânıdır. Hâtırınızı hoş tutunuz." diye cevap verdi.Gerçekten de çok geçmeden, ŞemseddînSivâsî hazretlerinin târif ettiği şekilde bir zât ortaya çıktı. Bunu gören şeyh, hemen pâdişâhınhuzûruna çıkarak; "Fetih vaktidir." diye müjdeledi. Ortaya çıkan zât, dağılan ordunun önüne düşüp; "Ey müminler! Nerede İslâm gayreti? Nerede Peygamber efendimizin gayreti? Nerede cömertlerin cömerdi sultan gayreti?" diye nida edip; "Şehid olmak, dînini yüceltmek isteyen kimse yanıma gelsin!" buyurdu. Bu sırada yanına birkaç bin kişi toplanıp, birlikte düşmana hücûm ettiler. Bu durumu gören düşman neye uğradığını şaşırdı. Durumu haber alan firârî askerler dönüp, düşmana saldırdılar. Nihâyet düşman bozguna uğratılıp, kesin zafer elde edildi. Daha sonra o zâtın kim olduğu ŞemseddînSivâsî'ye sorulunca, Hızır aleyhisselâm olduğunu haber verdi.ŞeyhŞemseddîn-i Sivâsî hazretleri, zaferi müjdelemek üzere pâdişâhınhuzûruna çıktı ve aralarında şu konuşma geçti:Pâdişâh; "Buyurun ey gönlümün sultânı." dedi. ŞemseddînSivâsî; "Vâdini yerine getiren, kuluna yardım eden ve kâfirleri hezîmete uğratan Allah'a hamd olsun. Ey benim pâdişâhım! Eğer dinlerseniz birkaç kelime nasîhat etmek isterim." deyince, pâdişâh; "Ey insanlara hakkı tavsiye eden üstâdım! Buyurun. Hak olan sözü dinlerim." dedi. ŞemseddînSivâsî; "Ey benim pâdişâhım! Yeryüzünde Allahüteâlânınhalîfesi olanların niyetleri; Allahüteâlânınrızâsını kazanmak olup, dayandıkları ve güvendikleri, Allahüteâlâ olması gerekir. Savaşta askerlerin çokluğuna güvenmeyip, kuvvet ve kudret sâhibi Allahüteâlâya tevekkül etmek gerekir. Âyet-i kerîmelerdemeâlen; "Siz de, düşmanlara karşı gücünüzün yettiği kadar, her türlü kuvvet ve cihâd için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın." (Enfâlsûresi: 60) ve "Ey îmân edenler! Düşmana karşı hazırlığınızı görün ve silâhlarınızı takınarak cihâda hazır olun da, birlikler hâlinde savaşa çıkın,yâhut toptan seferber olun." (Nisâ sûresi: 71) emredil diği üzere, savaş için gerekli hazırlıklar yapılmalı. Ancak, buna güvenmeyip Allahüteâlâya tevekkül ve îtimâd etmelidir. Eğer Allahüteâlâya güvenmeyip askere ve cephâneye güvenilir ise, hezîmet, yenilgi zuhûr eder. Kalbdencenâb-ı Hakk'a tam tevekkül edip, hâlis kalb ile yönelebilirsen, zafer müyesser ve mukadder olur. Bizden hüznü gideren Allah'a hamdolsun."Eypâdişâhım! Bilesin ki, deden Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'un fethine niyetlenin ce, Akşemseddîn'inrefâkatı ve duâsı bereketiyle fetih müyesser oldu. Akşemseddîn hazretleri; "Ey pâdişâhım! Büyük fethin şükrânifâdesi olarak nice câmi, mescid, medrese ve hamamlar inşâ etmek gerekir." buyurmuştu. Bunun üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hânın da, nice hayır ve hasenât yapmış olduğu mâlumunuzdur. Aynı şekilde, sizin de isminiz Sultan Mehmed, duâcınızhakîrindahî ismi Şemseddîn'dir. Bu güzel fethin şükrânesi olarak zâtınızdahî, reâya (halk) ve fukarâ üzerinden sıkıntıyı kaldırıp, İslâm askerine ihsânlarda bulunup, her makâma dindar, adâletli ve doğru kimseler tâyin etmeniz gerekir." buyurdu. Bu nasîhatları can kulağıyla dinleyen pâdişâh Üçüncü Mehmed Han şu cevâbı verdi: "Bin can ile kabûl ettim ve nasîhatinize fazlasıyla riâyet edeceğim."Pâdişâh, ordusuyla birlikte İstanbul'a döndüğünde, Şemseddîn-i Sivâsî'nin İstanbul'da kalmasını ısrarla ricâ ettiyse de kabûl ettiremedi. Şemseddîn-i Sivasîihtiyârlığının yanında, seferin şiddetinden ve kışın aşırı soğuğundan hayli yorgun ve zayıf düşmüştü. Hayâtının son anlarını yaşadığını anladığından, rûhunuâilesinin ve sevenlerinin yanında teslim etmek istediğini belirterek izin istedi. Sivas'a döndü. Gelişinden kısa bir müddet sonra, amcazâdesi ve dâmâdı olan Receb Efendiyi vazifesine tâyin etti. ŞemseddînSivâsîvefâtlarına yakın, talebelerini odasına çağırdı. Onlarla birlikte bir saat kadar Allahüteâlânın zikri ile meşgûl olduktan sonra, duâ edip, rûhunu teslim etti.


Bu yazı 5446 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM