Koray ÜLGER
Tükenmiş Gençlik…
17.03.2018

TÜKENMİŞLİK SENDROMU derlerdi biz lisedeyken…

İlk defa duymuştum, neydi ki bu tükenmişlik sendromu,

Selçuk Anadolu Lisesi öğrencisi bir kız çocuğunun intihar sebebi olarak lanse edilmişti bizlere TÜKENMİŞLİK SENDROMU…

Ne merak etmiştim be…

Bu sendromlar da neydi ki acaba…

90’lı yılların başları belki de biz köy çocukları içindi bu sendrom falan filan laflarını duymaya başladığımız yıllar…

Rahmetli babamla tartışmıştık…

Hani haddini bilmez ben…

Karşı da çıkmıştım, belki bunalımlar yaşamıştır, diyerek o kızı savunuyordum babama…

Babamda cahil bir adam değildir, öğretmendi zaten kendisi, hatta hep övündüğümüz o meşhur öğretmen okulluydu…

16 yaşında ne yaşamış olabilir ki dedi bana, hayattan bıksın…

Zordu soru, zira ben bir kere atılmıştım kızcağızı korumaya, haklı çıkarmalıydım O’nu yaptığı teşebbüs ne kadar hakla alakası olmasa da gençliği ezdirmemeliydim babam gibi orta yaşlının karşısında…

Had bilmezlik işte…

Dedim gelecek kaygısı…

Aile baskısı…

Falan filan, bir sürü terane…

Yarısını da uydurma zırvaladım adama…

Anadolu Liseleri de o zamanlar gerçekten sınavla, harbiden başarılı öğrencileri, zeki kişilikleri alıyor okula.

Dolayısıyla kız da zeki olmalıydı.

Ee, adam öğretmen biz dalga dubara derken bizim gibi zıpırların onlarcasını okutmuş yıllarca bilmiyor mu bizim psikolojimizi…

Bana dedi ki kızı ;Anadolu Lisesi için sınava hazırlayıp o okula yönlendiren aile de baskı olasılığı zor…

Birde kız ciddi bir puanla okula girmeyi hak ettiği için, (Ki Selçuk Anadolu Lisesi oldukça zor kazanılan başarılı bir liseydi) anlaşılan zeki…

Bu tezinde çürüdü…

Ee, üzerine bakılırsa maddi kaygıları da pek yok.

Bu tezinde çürüdü…

Aman aman fabrikatör kızı olmasa da yokluk içerisinde de değil…

Bu tezinde çürüdü…

Yani dedim baba nedir aslı?

Bıyıkları ile oynardı bir fikri çok kabullenemediği veya aklına yatmadığı zaman…

Yine aynı hareketi yaparak…

Oğlum bunlar buldumcuk olmuşlar…

Ne O baba buldumcuk ne…

Dedi ki bak sen hiç sokak lambası altına Anadolu’nun soğunda ders çalıştın mı…

Yok baba nerde…

Bak bizim bir Tarzan profesör derdik…

Öğretmen okulunda arkadaşımızdı…

Yıl 60’ların ortaları…

Anne ve babası bir kaza sonucu ölmüşler, amcası bakardı. O da her zaman elektrik yakamadıkları için ders çalışacağı zaman sokak lambasının ışığı için sokağa çıkardı. Müthiş bir zeka müthiş bir beyin öyle okulu en başarılısıydı.

Arada bir öğretmenlerimiz berbere götürü tıraş ettirir, onlar götürmediği zaman da saç sakal birbirine karıştığı için biz ona Tarzan Profesör derdik…

Hayatında zar zor girdiği tek sınav öğretmen okulu onu da birincilikle kazanmış…

Yıllar sonra sen çok küçükken Ali Ağa da olduğunu duymuştum ortak bir arkadaşımızın ağzında…

Ali Ağa rafinerisinin müdürü olmuş…

Yüksek petrol mühendisiymiş…

Zannediyorum İngiltere’den mezun…

Ayağındaki ayakkabıyı, Muharrem Hoca, sırtındaki paltoyu da müdür bey vermişti de kırk tembihle kimseye söyleme renci de olma diye…

O hepimizin içinde teşekkür etmişti onlara ordan öğrendik.

Ve bu adam o yokluğun içinde hayat mücadelesinde belki banyo yapamadığı, tıraş olamadığı ülkenin en büyük petrokimya mühendisi olmayı başardı…

Bunlar buldumcuk olmuş…

Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında ne oldum delisi olmuşlar, Tükenmişlik Sendromu falan ben anlamam

Bunlar Buldumcuk olmuş…

 


Bu yazı 1869 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM