Mesut KOÇ
KENDİMİZE EZİYET EDİYORUZ…
20.03.2018

İnsan hayatında belirli evreler vardır. Çocukluk, gençlik ve yaşlılık. Çocukluk çağının farklı bir tadı, gençlik çağı daha hızlı ve keyifli yönü… Son olarak ta yaşlılık. Dedik ya her birinde unutulmaz anılar vardır. İnsan hayatının en önemli evrelerinden birisi de hiç şüphesiz, hayatının büyük bir bölümünü geçireceği hayat arkadaşı, yani eşi ile yaşayacağı birliktelik.

 

Ancak gelin görün ki gerçekler biraz daha farklı. Hiçbir kimse mutsuz olmak için veya boşanmak için evlenmez. Kayseri aslına bakarsanız manevi değerlerine bağlı, evlilik müessesesini iyi bilen ve bu sorumluluğu her iki taraf için söylüyorum, omuzlarında taşıyan bir yapıdadır. Ancak ne yazık ki bu tezi çürütecek açıklama Türkiye İstatistik kurumundan geldi. Açıklanan TÜİK verilerine göre, türkiye genelindeki iller arasında kayseri en fazla boşanmanın yaşandığı 10. İl konumuna geldi.

 

Bunun altında yatan birçok neden olabilir. Bunların en başında da ekonomik nedenlere bağlı olarak yaşanan mutsuzluklar ve boşanmalar.

Oysa en kolay şeydir mutluluğu yaşamak ama biz onu dahi başaramıyor. Kendimize eziyet ediyoruz. Mutlu olmak; hayattan zevk alarak yaşayabilmektir. Mutlu olmak yüzeysel olarak baktığımızda küçük ve basitmiş gibi görünenlere değer vermektir. Mutlu yaşayabilmek; bir yaşam tarzıdır, kişinin hayat felsefesinin bir parçasıdır.Mutsuz olmak, günümüzün en tehlikeli hastalığı halinde.. Can sıkıntısı, yalnızlık ve sevgisizlik ön plana çıkmış durumda. Oysa can sıkıntısına karşı merakı ve yaratıcılığı, yalnızlığa karşı, dostluk ve hizmeti, korkulara karşı ise, sevebilme yeteneğimizi geliştirmemiz gerekiyor. İnsanlar mutluluğu anlar olarak görüyorlar, sürekli mutlu olmak imkansız, hatta doğal görülmüyor. Elbette ki; hepimiz her an mutlu olamayız, mutlu olmak problemsiz bir yaşam anlamına da gelmez. Evet... Mutlu olmak; olumsuzlukları bir ders, bir gelişme olanağı olarak görmek, problemlerin çözümü için yaratıcılığı kullanmak ve her yaratıcı çözümle başarı ve yeterlilik duygusunun hazzını yaşamaktır. Mutlu olabilmek, sahip olduklarımızı gözden geçirmektir, küçük değerlerde büyük mutluluklar aramaktır. Sonucun değil sürecin göz önünde bulundurulacağı ideallere sahip olmaktır. İnsanların aradığı sevgi, mutluluk içlerinden başka bir yerde değildir. Fakat kendi yarattığımız rekabetçi, mutsuz dünya buna görmemize engeldir. Zira ” insan güzelliği içinde taşımıyorsa, dünyanın neresine giderse gitsin, onu bulamaz...

Erken açmış bir bahar dalının ürkekliği içindeysen eğer, rüzgarlar seni korkutuyorsa, çiçeğinin dönüşeceği meyveyi değil, yapraklarının yerlerde sürüneceğini, renklerinin solacağını, hoyratça ezileceğini düşünüyorsan; GÜLÜMSE... Ilık meltemler dolsun yüreğine..

Vampirler güneş ışığından korkar bilirsiniz. Güneş hiç batmamalı bu yüzden, hep ışık saçmalı. Elbet yok olup gidecekler kendi karanlık dünyalarına. Aydınlık düşler, aydınlık yüzler, aydınlık beyinler onlara göre değil. Geri gelemeyecekler; GÜLÜMSE.. Sahilde topladığın taşları düşün. Önce toplayıp sonra birer birer denize attıklarını... Ve kıyamadıklarını.. Ve seni eşsiz bir taş gibi saklayanları..Kıyamayanları.. Unutma ki; kış ortasında açan bahar dalları hep umutlandırır insanları.. İçlerini ısıtır.. Gülümsetir.. Haydi sen de tut elimizden; GÜLÜMSE...


Bu yazı 812 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM