Koray ÜLGER
ÇOCUKLUK MU?
28.03.2018

Güdük Necmi’yi de uğurladık ebediyete.

Çocukluğum gidiyor göz göre göre…

En önce Adile Naşit’i Hafize Ana’yı uğurladık belki de ölümün ne demek olduğunu yeni yeni anlarken…

Hababam sınıfının o komedi anlarını siyah beyaz televizyondan izlerken en kısık seste, o rahmetlinin elinden çalan, zili, merdivenlerden koşarken kıpkırmızı olan yüzüyle gelir gözümün önüne hala…

Bir başka zamanda en kudretli anıyla anne olarak çıktı karşımıza, Tarık Akan’ın Kemal Sunal’ın Halit Akçatepe’nin nezdinde tüm çocukların yani bizlerin anasıydı o…

Sonra büyük Usta Ali Şen gitti ardından…

Ne büyük sanatçıydı, ne büyük bir sanatçı yetiştirdi o…

Şener Şen’in babasıydı zira…

Ama O’nu biz hep hinlik peşinde hatırladık. Komedi filmlerinin yardım oyuncusuydu vazgeçilmezdi. O Büyük Kemal Ustanın ya amcasıydı, ya akrabası…

Hep hainlik peşindeydi ama hiç kötü karakter olarak görmedik O’nu hep yüreğimizin içinde bir yerlerdeydi.

Sonra bir büyük usta daha İhsan Yüce’yi yolcu ettik…

O da Ali Şen ile beraber defalarca rol aldı çocukluğumun filmlerinde…

Taç sinemasında, sinemacı Mustafa emmiye görünmeden girmeye çalışırdık içeri. Zira sinema parası mı vardı cebimizde…

O Da rahmetli oldu ya neyse. O ihtiyarda hep görürdü aslında bizi de şimdi şimdi anlıyorum görmemezlikten gelirdi. Geç kaldım diye anamdan da bir ton azar işitirdim ya neyse… 

Tabii ki Unutmak mümkün mü Hulusi Kentmen’i…

O babacan tavırlarıyla pos bıyıklarının altından gülümsemeleriyle…

Gelelim bir devre damga vuran O büyük sineme üstadına…

Kemal Sunal…

Nam-ı diğer İnek Şaban…

Şu anda aklınıza ne tür bir insan geliyorsa gelsin sorun en az bir repliğini okuyacktır size bakın tanıyor mu demiyorum, filmlerinde replik okuyacaktır diyorum.

Emel Sayın bu ustayı bir anısında şöyle anlatıyor

O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok.
Oyuncu bir de, Mavi Boncuk filmini çekiyoruz. Bir gün setten çıktık, eve gidiyoruz.
Ben Laleli'de oturuyorum, Kemal benden önce çıktı.
Herkes yevmiyesini almış.
Taksiyle kendi arabasıyla giden gitti. Baktım Kemal yürüyerek gidiyor, üç kilometre var gideceği yere.
Her gün yürüyerek gidip geliyor, merak ettim nereye gidiyor bu adam böyle diye.
Uzun süre yürüdü, sonra bir bankta yatan adamı kaldırdı...
Bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi.
Şaşırmıştım, ardından biraz daha ilerde bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm...
Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım, 'Tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?' dedim.
'Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana...' dedi.
Teşekkür ettim, az ilerdeki lokantaya gittim, 'Az önce gelen beyin borcu mu var size?' dedim, tanımadılar beni...
'Kemal abi'nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz.
O da sağolsun, onların yemek masrafını öder' dedi.
Ertesi gün Kemal'in yanına gittim, 'Sen ne güzel bir adamsın ya...' dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım.
'Ölme sen benden önce' dedim, dinletemedim….

Daha fazla ne denir ki, mekanı cennet olsun…

Sonra Tarık Akan…

Damat Feritsiz kaldı bu dünya…

Şimdi de bir koca yürek daha Güdük Necmi gidiyor sizlerin yanına…

Cennet bu dünyadan çok daha güzel valla,

Babama ve diğerleri, çocukluğum orda beyler…

Çocukluğum orda…

 


Bu yazı 959 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

Kanal38 © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

KANAL38.COM